Ülseratif Kolit Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

Crohn hastalığı

Ülseratif kolit, kalın bağırsak iltihabı ile seyreden otoimmün bir hastalıktır. Crohn hastalığı ve ülseratif kolit iltihabi bağırsak hastalıklarını oluşturur. Bu yazımızda ülseratif kolit hakkında tanıdan tedaviye kadar bilgi veriyor olacağız.

Ülseratif Kolit Nedir? 

İnflamatuar bir bağırsak hastalığı olan ülseratif kolit, rektumu ve kalın bağırsağın tamamına kadar olan kısmı kapsayan kronik bir hastalıktır. Kalın bağırsak yüzeyinde mukuslu inflamasyon ve ülser adı verilen yaralar ile seyreder.

Her yaşta görülebilen bu hastalık çoğunlukla 15-25 arasında tanı alır. Ancak ülseratif kolitin kadın ve erkeklerde görülme oranı aynıdır. Bununla birlikte ilerleyen yaşlarda erkeklerde görülme oranı kadınlara göre artış gösterir.

Ülseratif Kolit Nedenleri Nelerdir? 

Ülseratif kolit otoimmün bir hastalıktır. Bu tür hastalıklarda vücut kendi hücrelerini tehdit olarak algılar ve bağışıklık sistemini devreye geçirir. Oluşum sebebi kesin olarak bilinmese de, ülseratif kolit bulaşıcı bir hastalık değildir. Hastalığa neden olan temel sebepler;

  •  Anormal bağışıklık tepkileri,
  •  Genetik ve çevresel faktörler,
  •  Kötü beslenme,
  •  Bağırsak mikrobiyomudur.

 Virüs veya bakteriyel bir enfeksiyon da hastalığın oluşumunu tetikler.

Ülseratif Kolit Belirtileri Nelerdir? 

Kalın bağırsak iltihabı belirtileri bağırsaktaki tutulum oranına ve inflamasyonun şiddetine göre değişiklik göstermektedir. Başlıca belirtiler;

  •  Yinelenen kanlı, mukuslu, irinli ishal,
  •  Karın ağrısı, kramp
  •  Şişkinlik,
  • Ani tuvalete çıkma ihtiyacı,
  • Aşırı yorgunluk, halsizlik,
  • İştah ve kilo kaybıdır.

Bazı kişiler için semptomlar birkaç hafta ya da ay boyunca hafif şekilde seyreder. Ancak remisyon döneminde kişiler ülseratif kolit hastalığı kaynaklı semptomları yaşamayabilir. Ayrıca hastalığın nüksettiği alevlenme dönemlerinde farklı semptomlar da görülür. Bunlar;

  • Eklemlerde ağrı ve şişme,
  • Ağız bölgesinde ülser,
  • Ciltte döküntü, ağrı ve şişmiş bölgeler,
  • İrite olmuş ve yanan kırmızı gözlerdir.
  • Şiddetli vakalarda, bağırsak hareketliliği arttığında farklı semptomlar da görülür. Bunlar;
  • Nefes darlığı,
  • Hızlı ve düzensiz kalp atışı,
  • Yüksek ateş,
  • Kanlı dışkıda artıştır.

Ülseratif Kolit Tipleri Nelerdir?

-Ülseratif Proktit : Sadece rektumda görülen inflamasyonla seyreder. Fakat kanser riskini artırmaz. Rektumun 15 cm’den daha kısa bir kısmında oluşur.

 -Sol Taraflı Kolit : Ülseratif kolitin bu türünde rektumdan başlayan sürekli inflamasyon kolona doğru ilerler. Dalağa yakın bir bölüme kadar uzanır. Bu kolit ayrıca, sigmoid kolonun alt kısmını kapsayan proktosigmoiditi de içerir.

 -Pankolit : Tüm kalın bağırsağın etkilendiği ve inflamasyonun rektumdan kolona uzandığı tiptir.

Ülseratif Kolit Teşhisi Nasıl Yapılır? 

Tanı süreci öncelikle semptomların ve medikal geçmişin sorgulanması ile başlar. Tanı koymak için gastroenterolog farklı tetkikler ister. Bunlardan bazıları;

 -Kan Testi : Vücutta inflamasyon ve aneminin varlığını tespit etmek için yapılır.

 -Dışkı Testi : Olası bir enfeksiyonun varlığını tespit etmek için yapılır.

 -Röntgen / Tomografi : Rektum ve kolonun detaylı incelenmesi ve ciddi komplikasyonların incelenmesi için yapılabilir.

 -Sigmoidoskopi : Ucunda kamera bulunan ince ve esnek bir tüp ile rektum ve kolonun alt kısımlarının incelendiği işlemdir. Bu işlemde küçük bir parça alınarak biyopsi yapılması da mümkündür. Eğer inflamasyonun fazla olduğu görülürse doktor tarafından kolonoskopi önerilebilmektedir.

 -Kolonoskopi : Ucunda kamera olan bir tüple tüm kolonun incelenmesi işlemidir. Ayrıca kolonoskopi işlemi ve biyopsi birlikte yapılabilmektedir. Kolonoskopi öncesi laksatif kullanımı ile tüm kolon boşaltılır.

Ülseratif Kolit Kolon Kanserine Neden Olur Mu? 

Ülseratif kolit hastalarında kolon kanseri görülme riski artar. Özellikle genç hastalarda ve aktif pankolite sahip kişilerde bu risk daha fazladır. Kanser görülme ihtimali %3,7 iken yıllar geçtikçe oran artsa da bu artış anlamlı bulunmamıştır. Kanser riski tedavi sonrası azalır.

Ülseratif Kolit Tedavi Yöntemleri Nelerdir? 

Kişiye uygulanan tedavi; hastalığın türü, şiddeti ve semptomlara göre değişir. Bu bağlamda tedavinin ana amacı görülen semptomları azaltmak ve hastayı remisyonda tutmaktır.

 Ülseratif kolit tedavisi; ilaç tedavisi, cerrahi müdahale ve diyeti kapsar.

 -İlaç Tedavisi : İnflamasyonu azaltarak doku iyileşmesini sağlamak, immün sistemi baskılamak, hastalık sonucu oluşan semptomları azaltmak için farklı ilaçlar kullanılabilir. Temelde antibiyotikler, immün baskılayıcılar ve biyolojik ajanlar kullanılmaktadır.

 -Cerrahi Tedavi : Hastalık sıklıkla alevlenerek kişinin yaşam kalitesini etkiliyorsa ya da ilaçla tedaviden verim alınamadıysa cerrahi yöntemlere başvurulur. Kolektomi işlemiyle kalın bağırsağın tamamı kalıcı olarak alınır. Bu işlem sonrasında kolon alındığı için ülseratif kolit tekrar gelişemez.

 -Diyet: Tüketilen besinler genel sağlık üzerinde oldukça etkilidir ve uzun vadede hastalığın seyrini etkiler. Fakat, diyet önerileri mevcut hastalıklar ve semptomlara göre değişiklik gösterir.

Ülseratif Kolit Hastaları Nasıl Beslenmeli?

Sağlıklı ve dengeli bir beslenme programı ülseratif kolit hastaları için oldukça önemlidir. Ancak diyet uygulamak hastalığı önlemez ya da tedavi etmez. Fakat, beslenmeyle hastalığın seyri iyileştirilirken bireyin hayat kalitesi yükseltilmektedir. Ayrıca ülseratif kolitli bireylerdeki istenmeyen kilo kaybı, besin eksiklikleri ve yetersiz beslenme de diyetle önlenir.

Yeterli kalori ve protein dengesinin sağlanması oldukça önemlidir. Kadınlar günde en az 1200 kkal, erkekler günde en az 1500 kkal tüketmelidir. Ayrıca kilo başına 1 gram protein alımı da sağlanmalıdır. Eğer iştah kaybı yüzünden bu rakamlar sağlanamıyorsa destekleyici ürünler kullanılabilmektedir.

Su tüketimi kilo başına 30 ml olacak şekilde sağlanmalıdır. Özellikle ishal durumunda su kaybı artacağından semptomlar şiddetlenince su tüketimi de artırılmalıdır.

Mineral ve vitamin emiliminde hastalık kaynaklı azalma olur. Özellikle ilaçların sebep olduğu etkileşim de bazı vitamin ve mineral eksikliklerine sebep olmaktadır. Bu sebeple düzenli kan tahlilleri ile hasta takip edilip bu eksiklikler takviye ile tamamlanmalıdır.

Bazı gıdalar semptomları artırabilir ve kişiyi rahatsız edebilmektedir. Bu durumda kişi kendisini iyi hissettiren gıdaları çeşitlendirerek tüketmelidir. Fakat diğer gıdaları da küçük miktarlarda ve belli aralıklarla diyetine eklemeye çalışmalıdır. Besin hassasiyeti olduğunda geçici olarak veya ömür boyu glutensiz-laktozsuz diyet de hastaya önerilebilmektedir.

Ülseratif Kolit Diyeti

Kişilerin uygulaması gereken diyetler birçok sebeple birbirinden farklılık göstermektedir. Bunlar;

-Diğer hastalıkların varlığı, yatkın olunan hastalıklar ve kişinin medikal öyküsü,

 -Ülseratif kolitle görülen semptomlar ve şiddetleri,

 -Var olan besin hassasiyetleri ve vücudun besinlere verdiği tepki,

 -Kişinin yaşam tarzı ve besin seçimleri şeklindedir.

Uygulanan diyet programı mevcut tedavi ve doktor tavsiyeleri göz önünde bulundurularak bir diyetisyen tarafından kişiye özel hazırlanmalıdır. Bununla birlikte genel olarak uyulması gereken tavsiyeleri şu şekilde sıralayabiliriz:

 -Alkol ve kafein tüketimi sınırlandırılmalıdır.

 -Asitli, karbonatlı içecekler tercih edilmemelidir.

 -Su tüketimi artırılmalıdır.

 -İşlemden geçmiş, katkı maddeleri içeren paketli ürünlerden uzak durulmalıdır.

 -Rafine şeker ve rafine şeker içeren ürünler tüketilmemelidir.

 –Tatlandırıcı içeren gıdalardan uzak durulmalıdır.

 -Acı baharatlar ve yiyecekler tüketilmemelidir.

 -Laktoz ve gluten hassasiyeti durumunda bu öğeleri içeren gıdalar tüketilmemelidir.

 -Mide ve bağırsak şikayetlerini azaltmak için sık sık ve aralıklı beslenme uygulanır.

 -Yemeklerin pişirme ve tüketim sürelerinin uzatılması tavsiye edilmektedir.

-Besinleri daha çok çiğneme

 -Izgara, fırında veya tencerede pişirme, haşlama, buharda pişirme, buğulama gibi sağlıklı pişirme teknikleri tercih edilmelidir.

 

Ülseratif Kolit Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Ülseratif Kolit Öldürücü Bir Hastalık Mıdır?

Kendisi ölümcül olmasa da ülseratif kolitin sebep olabileceği komplikasyonlar hastalarca ölümle bağdaştırılabilmektedir. Yapılan bir çalışmaya göre ülseratif kolitin kendisi bu hastaların ölüm vakalarının çok azıyla ilişkilidir. Ölüm nedenleri nedenleri genelde nüfusla karşılaştırılabilen diğer hastalıklardan kaynaklanır. Ülseratif kolit sebebiyle ölüm oranının %0,7 ile %1,4 arasında değiştiği ve ortalama %1,1 olduğu görülmüştür. Ayrıca farklı ülkelerde görülen akut şiddetli ülseratif kolitin ölümle sonuçlanma oranı ise %1 bulunmuştur ve bu oranın yaşlı bireylerde daha yüksek olduğu belirtilmiştir.

Ülseratif Kolit Hastaları Hamile Kalabilir Mi? 

Ülseratif kolit hamile kalmaya engel olmasa da özellikle hastalığı aktif ve şiddetli olan bireyler için planlı gebelik oldukça önemlidir.

Tedavide kullanılan ilaçların bazılarının hamilelik döneminde kullanımı güvenli değildir. Bu noktada anne adayı süreci gastroenterolog ve kadın doğum uzmanı ile birlikte yürütmelidir.

Kullanılan bazı ilaçlar, hastalığın şiddeti veya cerrahi operasyon geçmişi anne adayının hamile kalma olasılığını düşürür. Ayrıca ülseratif kolitli baba adayları için de bazı ilaçların kullanımı hamile kalma olasılığını geçici olarak düşürür. Bu durumlar dışında ülseratif kolit hastalarının hamile kalma oranı sağlıklı bireylerden farklı değildir.

Erken doğum, düşük doğum ağırlığı ve sezaryen doğum oranlarının ülseratif kolitli annelerde görülme riski daha fazladır. Bir çalışmaya göre ise ülseratif kolitli annelerin bebeklerinin doğum ağırlığı ve boyunun sağlıklı annelerin bebeklerinden çok da farklı olmadığı gösterilmiştir. Ülseratif kolitli annelerin bebekleri doğuştan gelen anormallikler bakımından artmış risk göstermez.

Ülseratif Kolit Hastaları Antibiyotik Kullanabilir Mi?

Hastalığın tedavi sürecinde veya bireylerin geçirdiği farklı hastalıklarda bazı antibiyotikler kullanılabilmektedir. Fakat antibiyotiklerin olası yan etkileri ve uzun süreli kullanımı hastaları endişelendirmektedir.

Ülseratif kolit gibi iltihabi bağırsak hastalıklarında bağırsak mikrobiyotası önemli rol oynamaktadır. Bağırsak bakteriyel çeşitliliğindeki azalma ve bakteriyel düzendeki değişme bu hastalarda kronik bağırsak inflamasyonu ile ilişkilidir. Antibiyotik kullanımı sonrasında görülen bakteriyel çeşitlilikte azalma ve değişim ülseratif kolitin seyrini etkiler. Özellikle antibiyotik kullanılan ve kullanım sonrası dönemde kişi bağırsak sağlığına ve beslenmesine dikkat etmelidir.

Yapılan çalışmalara göre şiddetli kolit haricinde antibiyotik kullanımının ülseratif kolit üzerinde etkinliği hakkında güçlü bir veri yoktur.

Ülseratif Kolit Hastaları Oruç Tutabilir Mi?

Özellikle Ramazan ayında oruç tutmak isteyen ülseratif kolitli hastalar için bu sorunun cevabı kişiden kişiye göre değişir. Ancak uzmanlar hastalığın aktif döneminde oruç tutulmasını önermez. Fakat ilaçlarını düzenli kullanan ve aktif şikayeti olmayan kişiler için uzmanlar oruç tutmayı engel görmemektedir.

Uzun süreli açlığın kişiler üzerinde olumlu veya olumsuz etkisi değişiklik göstermektedir. Yapılan bir çalışmaya göre oruç tutmanın ciddi bir risk oluşturmadığı görülmüştür. Ancak çeşitli gastrointestinal hastalıklara sahip bireylerdeyse oruç tutmak komplikasyon oluşma riskini artırmaktadır. Yine bir diğer çalışmada ise orucun özellikle yaşlı hastaların klinik tablosunu kötüleştirdiği belirtilmiştir.

Ülseratif Kolit Hastaları Hangi Ekmeği Yemeli? 

Arka planda farklı hastalıkların varlığı ve ülseratif kolitin neden olabileceği bağırsak hareketliliğindeki değişimler kişinin besin seçimlerini etkiler. Örneğin kişide gluten hassasiyeti varsa bu durumda glutensiz besin çeşitleri arasından tercih yapması gerekir. Birçok varyasyon olan bu durumda özet bir öneri vermek maalesef çok güç. Ülseratif kolitli bireyler için en uygun ekmek ve diğer besin öğeleri bir diyetisyen tarafından planlanmalıdır.

Ülseratif Kolit ve Mikrobiyom İlişkisi

Birçok hastalığın oluşum ve seyrini etkileyen bağırsak mikrobiyomu kolit üzerinde de oldukça önemli bir etkiye sahiptir. Özellikle aktif kolit semptomları yaşayan hastalarda mikrobiyom çeşitliliğinde azalma görülmektedir. Ayrıca diyet müdahalesi ile birlikte kullanılan prebiyotik ve probiyotik destekleriyle birlikte mikrobiyom modülasyonu sağlanır. Böylece kolit tedavisinin kapsamını ve etkisini atırır. Uygulanan diyet programı inflamasyonun azalmasına yardımcı olur. Aynı zamanda potansiyel olarak ülseratif kolit görülme riskini de azaltabilir.

Bağırsaktaki mikrobiyomun hastalığın oluşumunu etkilediği birçok çalışmayla gösterilmiştir. Bu noktada bakteriyel düzendeki bozulma ve mukozal bağışıklığın kolonda inflamasyon yaratarak ülseratif kolite yol açtığı düşünülmektedir. Yine de yapılan çalışmalarda ülseratif kolite neden olan tek bir patojen veya mikroorganizma bulunamamıştır. Araştırmacılar ve klinisyenler, mikrobiyom modülasyonunun kolit tedavisindeki yerine dikkat çekmektedir.

 

Kaynakça

Overview of Ulcerative Colitis

Antibiotics and probiotics in inflammatory bowel disease: why, when, and how

Relationship between intestinal microbiota and ulcerative colitis: Mechanisms and clinical application of probiotics and fecal microbiota transplantation

 

Not: Bu makale bilgilendirme amaçlıdır. Profesyonel tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavi oluşturmak veya onun yerine geçmesi amaçlanmamıştır.
Phone
Sitemizde çerez konumlandırılmaktadır. Çerezlere ilişkin detaylı bilgi için Aydınlatma Metni’ni ve Gizlilik Politikası’nı inceleyebilirsiniz.