Sindirim Sisteminin İltihaplı Baş Belası: Crohn Hastalığı

crohn hastalığı semptomları ve tedavi yöntemleri

Crohn hastalığı bugün sindirim sistemimizin ağızdan anüse bütün bölgelerinde hasara yol açan ilerleyici, kronik ve iltihabi bir hastalıktan bahsedeceğim size. Dönem dönem azalan ve atak dönemlerinde şiddetlenen karın ağrısı, şiddetli ishal, kusma, ateş, iştahsızlık ve kilo kaybı gibi pek çok semptom ile kendisini gösterir.

Cinsiyet fark etmeksizin oluşabilen crohn hastalığı en çok 20li yaşlarda kendisini gösterir. Ancak yaş ilerledikçe 50’li 60’lı yaşlarda tekrar atakları başlar. Ailesinde crohn hastalığı ya da inflamatuar bağırsak hastalığı olanlarda hastalık riski daha fazladır. Bununla birlikte sigara kullanımı da hastalık riskini arttırır.

Kırsal bölgelerde gelişmiş ülkelere göre çok daha az oranlarda görülür. Bu durumu hastalığın antidepresan, antibiyotik ve ağrı kesici gibi ilaçların kullanımı ile artış gösterir.

Doğru teşhis çok önemlidir çünkü crohn hastaları ülseratif kolit gibi diğer farklı tipte inflamatuar barsak hastalıkları ile aynı belirtilere sahip olur.

Crohn hastalarında sindirim sisteminin en iç tabakasında mukoza olarak bilinen bölgede hayat boyu devam eden bir iltihap vardır. En sık etkilenen yer ince bağırsağın kalın barsak ile birleştiği yerdir. Ancak Crohn hastalığı mide bağırsak sisteminin ağızdan anüse kadar herhangi bir yerinde meydana gelir.

Crohn Hastalığı Neden Ortaya Çıkar?

Crohn hastalığının sebebi kesin olarak bilinmemekle birlikte günümüzde yapılan araştırmalar vücudun bağışıklık sistemindeki bozulmaların ve bakteriyel enfeksiyonların üzerine yoğunlaşmaktadır. Yapılan bir araştırmada, bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaçlar kullanıldığında semptomların azaldığı gözenmiştir. Bunun sonucunda vücudun kendi bağışıklık hücrelerinin, sindirim sistemine saldırarak iltihaplanmaya yol açtığı söylenir.

Japonya, Çin ve Hindistan gibi düşük risk grubundaki ülkelerde de batı ülkelerinin yaşam tarzını benimsedikçe hastalık riskinin arttığı görülmüştür. Çocuklarda anne sütü alma, doğa ile iç içe büyümek, hayvanlarla temas etmek crohn hastalığı riskini azaltmaktadır. Sigara kullanımının hastalık riskini arttıran en büyük etken olduğu ortaya çıkartılmasının  yanında çocukluk çağında aşırı antibiyotik kullanımı, doğum kontrol hapları, aspirin kullanımı da hastalık görülme riskini arttırmaktadır.

Günlük beslenme programında daha az posa alımı, doymuş yağ içeren besinlerin tüketimi vücudu crohn hastalığına daha yatkın hale getirirken, çinko, demir ve D vitamini gibi mikro besin ögelerinin doğal besinlerle alımı sindirim sistemimizi crohn hastalığına karşı korumaktadır.

Mikrobiyom ve Crohn

Crohn hastalarının mikrobiyom yapılarında Bacteroides ve Firmicutes bakterilerinde azalma görülmesi ile birlikte, Gammaproteobacteria ve Actinobacteria bakteri gruplarında artış görülmektedir. Ayrıca bu bireylerin mikrobiyom yapılarında enfeksiyondan koruyucu özelliği ile yararlı bakterilerimizden birisi olan Faecalibacterium prausnitzii sayısı, daha azdır. Bağırsak bakteri yapısındaki bu değişiklikler bireylerin bağışıklık sisteminin çalışmasını olumsuz etkilemektedir.

Bireyde bağırsak mukoza yapılarında patojen bir bakteri grubu olan Escherichia coli yoğunluğu artmıştır. Bu bakteriler bağırsakta mukoza bariyerini aşar, bağırsak duvarına yapışır ve o bölgeyi istila eder. Bağışıklık sistemi hücrelerimiz olan makrofaj hücreleri bu patojen bakterilerin hayatta kalmasını ve çoğalmasını engelleyemez. Bu durumda crohn hastalığına yol açar.

Hastalık En Çok Hangi Bölgede Meydana Gelir?

Temelde ağız, yutak, yemek borusu, mide, ince bağırsak, kalın bağırsak ve anüsten oluşan sindirim sistemi içerisinde herhangi bir bölgede karşımıza çıkabilen crohn hastalığı, genel olarak ince bağırsak ve ince bağırsağın kalın bağırsak ile birleşim bölgelerinin çevresinde görülen iltihabi bir hastalıktır.

Bu nedenle hastalığın tutulum yaptığı sindirim sistemi bölümlerinde kalınlaşma, ülser adı verilen yara oluşumları ve iltihap olur. Tutuluma bağlı gelişen kalınlaşmalar, hastalığın olduğu bölgede bağırsak kanalının darlaşmasına yol açabiliyor.

Crohn Hastalığın Belirtileri Nelerdir?

Genellikle yemek sonrasında, göbek çevresi veya göbek altı bölgesinde hissedilen karın ağrısı, bağırsakta ciddi derecede daralmanın oluştuğu hastalarda karında şişkinlik, ağrı, kusma, kabızlık görülebilmektedir.

Kalın bağırsağın etkilendiği hastalarda dışkıyla kan gelmesi de sıklıkla rastlanan bir durumdur.

Crohn hastalığının aktif döneminde, hastalar yorgunluk, halsizlik yüksek ateş ve istemsiz kilo kaybı görülebilmektedir. Özellikle iştahsızlık ve kilo kaybı çocuklarda gelişme geriliğine neden olabileceği dikkate alınmalıdır.

Anüs çevresinde çatlak, iltihaplı akıntı yapan fistüller, apseler hastalığın diğer bulgularındandır. Bazen bu şikâyetler karın ağrısı ve ishal olmadan da görülmekte.

Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Crohn hastalığı gibi iltihabi bağırsak hastalıklarında genelde ilaç tedavisi ilk seçenek olarak değerlendirilir. Ancak bunların yan etkisi olan ilaçlar olduğu için, uzun süre kullanılmamalıdır. Ve özellikle gençlerde ilaç tedavisinin titizlikle planlanmalıdır.

Uzun süre ilaç tedavisi uygulanan hastalarda, olumlu sonuç alınamazsa cerrahi tedavi uygulanmaktadır. Anüs çevresindeki apse, fistül gibi rahatsızlıklarda, bu bölgeye yönelik lokal bazı girişimler yapılır. Bazı hastalarda ise iltihabi bağırsak bölümünün çıkarılıp, açıkta kalan bağırsak uçlarının uç uca birleştirilmesi gibi daha büyük operasyonlar da gerekebilmektedir. Ancak çok gerekli durumlarda ameliyat düşünülmelidir.

Hastalığın tutulum bölgesi ve atakların şiddeti farklı olduğu için bireye özgü beslenme planı uygulanmalıdır.

  • Hastanın sıvı elektrolit dengesini sağlamak için günde en az 2-2,5 litre su tüketmeli.
  • İltihabi bir hastalık olduğu için besin ihtiyacı artacaktır ve genellikle enerji alımı da kısmen artırılır. Fakat farklı metabolik hastalıklara yol açmamak için mutlaka diyetisyen kontrolünde bir enerji artışı sağlanmalıdır.
  • İshal görülme riski olduğu için hastalara aşırı derecede posa alımı önerilmemektedir.
  • Hastalık ince bağırsak ortaya çıkmışsa yağ emiliminde sıkıntı olabilir. Bu durumda birey yağ alımını azalmalı. Et ürünleri yağsız tercih edilmeli ve sıvı yağlar yemeklere önerilen ölçülerde eklenir. Yemek hazırlamada kızartma yöntemi kullanılmamalıdır.
  • Et, süt yumurta gibi kaliteli protein kaynakları yeterli miktarda tüketilmelidir. Ancak kişide laktoz intoleransı varsa semptomları tetiklememek için süt ve süt ürünleri önerilmez.
  • Vitamin ve mineral ihtiyacını karşılamak için meyve ve sebze tüketimi önemlidir.
  • Genel sağlıklı beslenme önerileri olarak alkol, acı baharatlar, çay, kahve tüketiminden kaçınmalıdır.

Crohn hastalığı sindirim sistemini bir veya daha fazla bölgele de etkileyen iltihaplı bir hastalıktır. Belirtileri ve tedavisi hastalığın görüldüğü bölgeye ve şiddetine göre değişmektedir. Bu hastalığın beslenme tedavisi bireysel olarak düzenlenmelidir. İltihaplı ve besin emiliminde sıkıntısı oluşturan bir hastalıktır. Bu nedenle genellikle enerji, protein, vitamin ve mineralden zengin, yağdan sınırlı bir diyet uygulanmaktadır. Hastanın belirtilerine göre bazı besinlerin tüketimi diyette sınırlandırılmalı veya diyetten çıkartılmalıdır.

KAYNAKÇA

Epidemiology and risk factors for IBD

Long-term intake of dietary fat and risk of ulcerative colitis and Crohn’s disease

High prevalence of adherent-invasive Escherichia coli associated with ileal mucosa in Crohn’s disease

The spectrum of perianal Crohn’s disease in a population-based cohort

The Antibacterial Lectin RegIII-Gamma Promotes the Spatial Segregation of Microbiota and Host in the Intestine. 

Risk factors associated with progression to intestinal complications of Crohn disease

The microbiome in inflammatory bowel disease: current status and the future ahead

Crohn’s disease‐associated adherent‐invasive E. coli are selectively favoured by impaired autophagy to replicate intracellularly. 

Smoking and inflammatory bowel disease: a meta-analysis

Genetics of inflammatory bowel diseases

Disease-specific alterations in the enteric virome in inflammatory bowel disease

The natural history of adult Crohn’s disease in population-based cohorts

Faecalibacterium prausnitzii is an anti-inflammatory commensal bacterium identified by gut microbiota analysis of Crohn disease patients

Host–microbe interactions have shaped the genetic architecture of inflammatory bowel disease

Identification of an anti-inflammatory protein from Faecalibacterium prausnitzii, a commensal bacterium deficient in Crohn’s disease

Not: Bu makale bilgilendirme amaçlıdır. Profesyonel tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavi oluşturmak veya onun yerine geçmesi amaçlanmamıştır.
Phone
Sitemizde çerez konumlandırılmaktadır. Çerezlere ilişkin detaylı bilgi için Aydınlatma Metni’ni ve Gizlilik Politikası’nı inceleyebilirsiniz.