Obezite Nedir?

Obezite ya da halk arasında bilinen adıyla şişmanlık günümüzde toplum sağlığını tehdit eder. Öncelikle obezite vücutta hastalıklara sebep olacak derecede aşırı ya da anormal yağ birikmesidir.

Obezitenin birçok sebebi olabilir. Temelde;

-Genetik,

-Çevresel,

-Fizyolojik,

-Biyokimyasal,

-Sosyokültürel,

-Psikolojik birçok faktör obezitenin oluşumunda rol alır. Ancak obeziteye neden olan en önemli 2 temel neden ise yetersiz fiziksel aktivite ile aşırı ve yanlış beslenmedir.

Obezite hesaplamasında vücut kitle indeksi (beden kitle) kullanılır. Vücut kitle indeksi kilogram olarak ağırlığın metre cinsinden boy uzunluğunun karesine bölünerek hesaplanır. Vücut kitle indeksi için sağlıklı aralık 18,5 ile 25 arasındaki değerlerdir. Eğer vücut kitle indeksi 18,5 altında bir değere sahipse kişiler zayıf olarak değerlendirilir. Aynı zamanda vücut kitle indeksi 25-30 arası olan kişiler fazla kilolu olarak sınıflandırılır. Bu hesaba göre beden kitle indeksi 30’un üzerinde olan kişiler obezdir. Vücut kitle indeksi 40’ın üzerinde olan kişiler ise morbid obezdir.

Obez bireylerde kilo problemi haricinde birçok yandaş hastalık görülmektedir. Bunlar arasında;

-Karaciğer yağlanması,

-Kolesterol,

İnsülin direnci,

-Diyabet,

-Tansiyon,

-Kalp rahatsızlıkları,

-Uyku apnesi,

-Depresyon gibi hastalıklar bulunmaktadır.

Obezite Tedavisinde Popüler Yaklaşımlar

Yaklaşık 3 kişiden 1’inde rastlanan yani ciddi bir sağlık problemi olan obezitenin birçok tedavi yöntemi var. Obeziteye sahip olanlar diyet, besin takviyeleri, detoks ve obezite cerrahisi gibi farklı yönteme başvurmaktadır.

Son dönemde spesifik bir besinin kilo verme ya da almaya neden olmadığı, kilo veriminin ancak kalori açığı oluşturma ile sağlanabileceği uzmanlar tarafından belirtilmektedir. Fakat kalori kısıtlamasının yanı sıra bu kalorinin hangi besinden geldiği, diyetteki mikrobesinler ve vücuttaki kalori dönüşümü de oldukça önemlidir.

Daha önce bir süreliğine birçok besinle ilişkini kesmiş, bir süre aç kalmış ve yine de kilo verememiş olabilirsin. Kilo verebildiysen bile şanslıysan kiloların sadece bir kısmını, yeteri kadar şanslı değilsen daha fazlasını geri almış olabilirsin. İşte biz buna ‘yoyo etkisi’ diyoruz. Kalori kısıtlamak enerji açığı yaratarak kilo vermeyi sağlar. Ancak besin alımındaki bu kısıtlama uzun süre sürdürülemez. Ayrıca verilen kiloların fazlasıyla geri alınmasına neden olur.

Aç karnına sirkeli suyunu içip sadece yumurta ve peynir ile kahvaltını yaptıysan, akşam yemeğinde salatanı yemek için saatleri sayıyor ve hala nasıl gidecek bu kilolar diyorsan yanlış yolda olduğunu anlamalısın. Kilo vermek aç kalmaktan ibaret değildir. Kalori kısıtlaması ise dört işlemden…

Öncelikle nedir bu kalori? Zayıflamak isteyen herkesin dilinde olan kalori basitçe 1 gram suyun sıcaklığını 1 derece artırmak için gerekli olan enerjidir. Bu yüzden iş enerji olunca hesabı da biraz derinleşiyor haliyle. Bu enerjinin insan vücudunda elde edildiğini ve hepimizin birbirimizden farklı ve özel olduğumuzu düşünürsek problemin çözümünün detoks çayı, smoothie ve kürlerden öte olduğunda hem fikir olacağımızı düşünüyorum.

Yeni Nesil Obezite Tedavisi : Mikrobiyom Modülasyonu

Tükettiğin besinlerin sindirimi ve emilimi bağırsaklarda gerçekleşir. Yani bir gıdadan elde ettiğin enerji üzerinde bağırsaklarından daha etkili olan nedir ki?

Nature dergisinde yayınlanan bir çalışmayla besinlerden alınan kalorinin bağırsak bakteriyel düzeninden etkilendiği ortaya koyuldu. Obez bireylerin mikrobiyomları besinlerden daha çok enerji elde edilmesini sağladığı uzun zaman önce belirtilmişti. Bağırsak bakterileri;

-Enerji eldesi,

-Bağırsak bariyer bütünlüğü,

-Tokluk ve insülin direnci üzerinde etkili metabolitlerin üretimi,

-Safra asidi metabolizması gibi çeşitli yollarla kişinin metabolizmasını ve obezitenin ilerleyişini etkiler.

Obez ve sağlıklı bireylerin mikrobiyomu karşılaştırıldığında 2 bakteri grubu göze çarpar: Bacteroidetes ve Firmicutes. Obez bireylerin mikrobiyomu sağlıklı bireylere göre daha az Bacteroidetes ve daha çok Firmicutes’ten oluşmaktadır.

Bağırsaklarımızdaki bakteriler uyku kalitemizden vitamin sentezine, hormonlardan psikolojimize kadar vücudumuzdaki birçok mekanizma üzerinde söz sahibidir. Az önce saydığımız maddelerin hepsi ise kilo vermede göz önünde bulundurulan altın noktalardır. Vücudun sağlam bir saat gibi işlemesi ve vermek istediğin kiloların kaybı için önemli olan nedir? Tabii ki sağlıklı bir bağırsak ortamı…

Obezite probleminin arkasında yatan sebebin doğru tespiti oldukça önemlidir. Bununla birlikte uygulanacak tedavinin mikrobiyoma uygun beslenmeyle kombini sürdürülebilir bir kilo kaybı sağlarken aynı zamanda genel sağlığını destekler.

Mikrobiyom modülasyonu obezite tedavisinde sağlıklı, sürdürülebilir ve aynı zamanda bütüncül bir tedavi yöntemidir. Yani bağırsağına özel olarak hazırlanmış bir beslenmeyle anlık kilo kaybı sağlamakla birlikte bağırsak bakteri ortamını iyileştirir, vücuduna zayıflamak ve zayıf kalmayı öğretebilirsin!

Kaynaklar

An obesity-associated gut microbiome with increased capacity for energy harvest

Gut microbiota: a new path to treat obesity

Brain–gut–microbiome interactions in obesity and food addiction

Not: Bu makale bilgilendirme amaçlıdır. Profesyonel tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavi oluşturmak veya onun yerine geçmesi amaçlanmamıştır.
Phone
Sitemizde çerez konumlandırılmaktadır. Çerezlere ilişkin detaylı bilgi için Aydınlatma Metni’ni ve Gizlilik Politikası’nı inceleyebilirsiniz.