Migren Nedir?

migren tedavisin mikrobiyom modülasyonunun önemi

Sıklıkla geçmeyen baş ağrılarıyla anılan migren; atak şeklinde veya kronik olarak bu ağrıların görüldüğü bir hastalıktır. Toplumun yaklaşık %12’sini etkileyen bu hastalık, kadınlarda erkeklere göre daha sık görülmektedir ve 35-39 yaşları arasındaki yetişkinlerdeyse görülme sıklığı diğer yaş gruplarına göre daha yüksektir.

Migren; depresyon, anksiyete, özellikle sırt ve boyun olmak üzere kronik ağrı, epilepsi gibi diğer hastalıklarla oldukça ilişkilidir. Kronik migrenin varsa bu hastalıkların görülme riski artar. Bunun yanı sıra atak şeklinde geçiriyorsan bu hastalıkların varlığı kronikleştirebilir. 

Migren yaşayan 3 kişiden 1’i bu durumun kariyerini etkilediğini,

5 kişiden 1’i  işini kaybetmekten korktuğunu,

3 kişiden 1’i  ebeveynliğini etkilediğini,

10 öğrenciden 1’i akademik performansının düştüğünü,

2 kişiden 1’i migreni olmasa daha iyi bir eş olacağını belirtmiştir.

Bu nedenle şiddetli olan bu baş ağrısı hayat kalitesini ciddi oranda düşüren bir sağlık problemidir.

Migren Neden Olur?

Bu konuda mekanizmalar henüz tam olarak aydınlatılmamış olsa da, nöral aktiviteler sonucu kan damarlanın genişlemesiyle birlikte sinir aktivasyonu ve ağrının arttığı bilinmektedir. 

Migrenin genetik olup olmadığı ise araştırdığın ilk konulardan olduğunu düşünüyorum. Evet, migrenin oluşumunda genetik faktörler önemlidir. Bunun yanı sıra çevresel faktörler de migrenin oluşumunda etkilidir.

Migren Belirtileri

Belirtiler ve bu belirtilerin görülme sıklığı ve şiddeti kişiden kişiye göre çok değişkendir. Sık görülen semptomlar;

  • Başın genelde bir tarafında olmak üzere her iki tarafında da görülebilen, zonklama veya nabız atışı şeklinde seyreden bir baş ağrısı,
  • Işık ve sese karşı aşırı hassasiyet,
  • Mide bulantısı,
  • Kusma olarak sıralanabilir.

3 kişiden 1’inde ise aura denilen migren öncesi uyarı sempromları görülebilir. Auralı migrende;

  • Yanıp sönen ışıklar, zikzak desenler veya siyah noktalar görmek,
  • Genellikle tek elde başlayan ve kol, yüz, dudak ve dile doğru ilerleyen bir uyuşma ve karıncalanma hissi,
  • Baş dönmesi,
  • Denge problemleri,
  • Konuşmada güçlük,
  • Bilinç kaybı görülebilir.

Migreni Tetikleyen Sebepler 

Bu unsurlar kişiden kişiye değişmektedir. Özellikle;

  • Kadınlarda menstrüasyonla birlikte görülen hormonel değişiklikler,
  • Stres, şok, depresyon, endişe, anksiyete gibi duygusal değişimler,
  • Yorgunluk, kalitesiz uyku, vardiyalı çalışma, jet lag, yoğun fiziksel aktivite gibi fiziksel tetikleyiciler,
  • Düzensiz beslenme, dehidrasyon, alkol kullanımı gibi beslenmede yapılan hatalar,
  • Parlak ışık, sıcaklık değişimi, aşırı ses, keskin koku, duman gibi çevresel etmenler,
  • Bazı ilaçlarda bu etmenler arasındadır.

Migren Tedavisi

Akut ataklarda kişinin baş ağrısı, mide bulantısı gibi semptomlarını azaltmak için ağrı kesici, bulantı önleyici ilaçlar kullanılır. Özellikle sık sık atak yaşayan bireyler için önleyici tedaviler de vardır. Bu tedavilerde amaç atak sıklığının, şiddetinin ve süresinin azaltılmasıdır. İlaç dışında egzersiz, düzenli yaşam, meditasyon, sağlıklı beslenme uygulamalarının da önemine sıklıkla vurgu yapılmaktadır.

Bağırsak Mikrobiyomu

Bağırsak-beyin ekseni arasındaki iletişim hastaları direkt ya da dolaylı olarak etkiler. Migren ve mikrobiyom arasındaki ilişki tam olarak aydınlatılmış olmasa da nöropeptidler, mikrobiyota profili, serotonin hormonu, stres hormonları, inflamatuar aracıları ve besin maddeleri gibi faktörlerle etkili olduğu gösterilmiştir.

Yapılan son çalışmalar özellikle Helikobakter pylori, huzursuz bağırsak sendromu, iltihaplı bağırsak hastalıkları ve çölyak hastalığı gibi gastrointestinal hastalıklarla ilişkili olduğunu ortaya koymuştur.  Bağırsak bakteri düzeni bozulduğunda migren benzeri ciddi baş ağrılarının da kronikleşebildiği bilinmektedir.  Uygulanan beslenme programının bağırsak bakteri profili üzerindeki olumlu etkisiyle migrenin yönetimini kolaylaştıracağı çalışmalarla gösterilmiştir. Bu nedenle var olan tüm hastalıkların göz önünde bulundurularak hazırlanmış ve bütüncül sağlığı önemseyen bir diyet uygulaması önemlidir.

Mikrobiyomuna özel hazırlanmış bir beslenme programıyla bağırsak bakterilerini modüle ederek migrenin istenmeyen semptomlarını baskılayarak hayat kaliteni yükseltilebilirsin!

KAYNAKÇA

Migraine: epidemiology and systems of care

Migraine: Epidemiology, Burden, and Comorbidity

Gut-brain Axis and migraine headache: a comprehensive review

Gut Microbiota Dysbiosis Enhances Migraine-Like Pain Via TNFα Upregulation

Not: Bu makale bilgilendirme amaçlıdır. Profesyonel tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavi oluşturmak veya onun yerine geçmesi amaçlanmamıştır.
Phone
Sitemizde çerez konumlandırılmaktadır. Çerezlere ilişkin detaylı bilgi için Aydınlatma Metni’ni ve Gizlilik Politikası’nı inceleyebilirsiniz.