Lupus (Kelebek Hastalığı) Hastalığında Değişen Bakteriler

Lupus (Kelebek Hastalığı) Hastalığı Nedir?

Lupus kelime anlamı olarak latince de ‘‘kurt’’ anlamına gelmekte. Lupus kelimesi, benzer klinik ve laboratuvar özellikleri olan birçok bağışıklıkla ilgili olan hastalıkları tanımlamak için kullanılmakta, ancak Lupus Eritematozus (SLE) en yaygın lupus türüdür.

Lupus (Kelebek hastalığı) veya tam ismiyle bilinen sistemik lupus eritematozus insan vücudunda pek çok organı bir arada etkileyebilen romatizmal bir hastalık. Bu hastalığa sahip bireylerin yüzlerinde kelebek tarzında kırmızı döküntü olduğundan halk arasında kelebek hastalığı olarak da adlandırılır. Lupus kelimesi de bireylerin yüzünde bulunan bu yaraların tahrip edici olmasını ifade eder.

Bağışıklık Hücrelerinin Saldırısı

Lupus hastalığı otoimmün olarak adlandırılan hastalıklar arasında yer almakta. Otoimmün hastalıklar bireylerin bağışıklık sisteminin hatalı çalışarak bireyin kendi sağlıklı hücrelerini yabancı madde olarak algılar ve bağışıklık sistemi o hücrelere saldırmakta. 

Lupus hastalığında, bağışıklık siteminin saldırısı vücudun yapı taşı olan kollajenedir. Kollajen vücutta özellikle kas ve cilt hücrelerinde bulunan Kollajenin temel görevi bağ vücut bütünlüğünü korumak ve bağ dokuyu güçlendirmek. Eklem ve organları bir arada tutar. Böylece cildin dayanıklılığını artırır, canlılık ve esneklik sağlar.

Lupus Hastalığı Neden Oluşur?

Lupus hastalığının oluşma nedeni şu anda tam olarak bilinmemekte. Ancak oluşmasında genetik faktörlerin, çevresel faktörlerin ve hormonların etkisi olduğu düşünülmekte. Özellikle bazı ilaçların kullanımı, enfeksiyonun var olması, stres düzeyi ve ultraviyole ışınlar bu hastalığın ortaya çıkmasını tetikleyebilir.

Lupus hastalığı otoimmün bir bozukluk olarak bilinse de,  prevalansı nispeten düşük olarak bilinir ve 100.000 kişi başına 6.5 ila 178.0 arasında tahmin edilmekte. Lupus hastalığı her yaşta meydana gelebilmekte. Lupus hastalığı en çok 13-40 yaşları arasında olan bireyleri etkilemekte ve bu hastalığa sahip olan bireylerin %90’ı doğurganlık yaşında olan kadınlar. Bunun nedeni ise kadın hormonlarından olan östrojen, bu hastalığın oluşumunu arttırmakta, testosteron ise azaltmakta.

Lupus hastalığı, artmış otoantikor üretimi, immün kompleks oluşumu ve bağışıklık sisteminin yönlendirdiği doku zedelenmeleri ile çoklu sistemi etkileyen bir hastalık. Lupus hastalığının vücutta yol açtığı iltihaplanma özellikle böbrekler, cilt, eklemler, kan hücreleri, akciğer ve kalp dahil olmak üzere vücutta bulunan diğer birçok organı etkiler.

Lupus hastalığının iki türü bulunur, bunlardan ilki Diskoid Lupus Eritematozus (DLE), ikincisi ise Sistemik Lupus Eritematozus (SLE).

  •         Diskoid Lupus Eritematozus (DLE), özellikle vücutta bulunan hayati iç organları etkilemez fakat güneş ışığına maruz kalmış cildi etkilemekte. Diskoid lupus hastalığında deri lezyonları, iyileşme gösterir ancak ciltte izler bırakmakta.
  •          Sistemik Lupus Eritematozus (SLE), Diskoid Lupus Eritematozus’ a göre daha ciddi boyutta yer almakta. Özellikle cildi ve hayati organları etkiler. Tedavinin aksatılması veya tedavi edilmeme durumunda yara izleri bırakabilen bu hastalık burun ve yanak köprüsünde kabarık döküntülere sebep olur.

 Peki lupus hastalığı belirtileri nelerdir? Nasıl tedavi edilir? Gel şimdi birlikte öğrenelim…

 Lupus hastalığının Belirtileri Nelerdir?

  Lupus hastalığının en belirgin ve yaygın belirtileri;

  •         Ateş
  •         Eklem ağrısı ve eklemlerde şişme
  •         Göz ağrısı ve göz şişliği
  •         Güneşe maruz kaldıktan sonra ciltte meydana gelen lezyonlar
  •         Işığa hassasiyet
  •         Yorgunluk
  •         Artrit
  •         Burunda ve yanaklarda kelebek şeklinde döküntü
  •         Nefes darlığı
  •         Sindirim siteminde meydana gelen problemler
  •         Fazla ve sıra dışı olan saç dökülmesi
  •         Tiroid problemleri
  •         Baş ağrısı ve unutkanlık
  •         Göz kuruluğu
  •         Nefes darlığı
  •         Stresli zamanlarda ve soğuk günlerde beyaz ya da maviye dönen parmaklar
  •         Ağız ülseri

Lupus Hastalığının Tedavisi Nasıldır?

Sistemik lupus erimatozus hastalığının mevcutta bulunan standart bir tedavisi yoktur. Lupus hastalığında tedavi hastalık aktivitesi ve tutulan organa göre değişir. Bu nedenle lupus hastalığının mevcut şiddetinin ve organ tutulum oranının belirlenmesi önemlidir.

Lupus hastalığının tedavisinin ilk amacı hastalığın ilerleme oranını durdurmak, hayati önem taşıyan komplikasyonları önlemek ve mevcutta bulunan belirtileri hafifletmek için uygulanır. Bu sebeple lupus hatalığının erken tanısı ve teşhisi büyük önem taşır. İlerlemiş olan lupus hastalığını geri döndürmek çok mümkün değildir.

 Lupus Hastalığı ile Mikrobiyom Arasında Nasıl Bir İlişki Var?

Bağırsak mikrobiyomu, insan metabolizmasını etkileyen çeşitli faktörler ile yakından ilişkili. Bağırsak mikrobiyomu, bağırsak bariyer fonksiyonunu ve bağırsağın fizyolojik bağışıklık tepkilerini şekillendirir.

Bağışıklık sistemin, seni zararlı bağırsak patojenlerine karşı korur ve seninle mutlu bir ilişki süren diğer bakterileri ise tolere eder. Bazı durumlarda ise  (diyet değişiklikleri ve antibiyotik kullanımı) bağırsak mikrobiyomunu etkiler. Ve bağırsak dengesini bozar.

Bağırsak mikrobiyal bileşimi ve işlevinde değişiklik (disbiyozis) göründüğünde, hem lokal hem de sistemik olarak anormal bağışıklık tepkileri gelişir.

 İnsan bağırsağında temel olarak Firmicutes ve Bacteroidetes bakterileri bulunur. Firmicutes / Bacteroides oranı çeşitli hastalıkları olan hastalarda araştırılmış ve obezite ile arttığı gösterilmiştir.

Lupus hastalığına sahip bireylerin bağırsak mikrobiyomunda birçok takson ya zenginleşmiş ya da tükenmiştir. 

Yapılan araştırmalar da;

Lupus hastalarında etkin köken fark etmeden Firmicutes’ in oranın azaldığı ve Bacteroidetes’in miktarının arttığı görüldü. Sağlıklı bireyler ile kıyaslandığında ise lupus hastalığı olan bireylerde Firmicutes / Bacteroidetes oranının azaldığı görüldü.

Yapılan diğer araştırmalarda ise Lupus hastalığının şiddeti, doğal mikrobiyom elemanı olan Lactobacillacea’ nin seviyesi ile ters orantılı ve Lachnospiraceae’ nin seviyesi ile de ile pozitif ilişkili olduğu gösterildi.

Lactobacillus bakterisi antiiflamatuar bir bakteri olarak bilinir ve lupus hastalığı öncesinde düşük oranda bulunurken hastalık sonrasında ise miktarının arttığı görüldü. Böylece Lactobacillus bakterisi, Lupus patogenezi açısından önleyici olarak rol oynayabilir.

Bu çalışma sonucunda, Lupus hastalarında Lactobacillus ilavesi proteinüriyi ve otoantikor seviyelerini düşürdü.

Bağırsak mikrobiyom analizi, lupus hastalığının patogenezini anlamamıza yardımcı olur ve aktif hastalığı tahmin eden bir biyobelirteç görevi görebilir.

Mikrobiyom modülasyonu ile bağırsak bakterilerinin dengelenmesi sonucunda lupus hastalığının semptomları da hafifleyebilir.

Kaynaklar

Recent Advances in Our Understanding of the Link between the Intestinal Microbiota and Systemic Lupus Erythematosus

Immunomodulatory Effects of Diet and Nutrients in Systemic Lupus Erythematosus (SLE): A Systematic Review

Paediatric systemic lupus erythematosus: prognostic impact of antiphospholipid antibodies

Risk factors for damage in childhood‐onset systemic lupus erythematosus: Cumulative disease activity and medication use predict disease damage

Sitemizde çerez konumlandırılmaktadır. Çerezlere ilişkin detaylı bilgi için Aydınlatma Metni’ni ve Gizlilik Politikası’nı inceleyebilirsiniz.