İnsülin Direnci ve Mikrobiyom Dünyası

İnsülin direncinde mikrobiyomun önemi büyüktür.

İnsülin direnci ve mikrobiyom arasında güçlü bir ilişki olduğunu biliyor muydun? Mikrobiyomuna uygun beslenerek insülin direnci riskini azaltabilir ve buna bağlı oluşan hastalıklardan korunabilirsin. Önce gel birlikte bu durumu detaylı öğrenelim!

İnsülin Direnci Nedir?

Bunu anlamak için önce insülin nedir bir göz atalım. Besinler sindirim enzimleriyle parçalanır ve glikoza dönüşür. İnsan vücudu tüm yaşamsal faaliyetlerini yerine getirebilmek için glikozu kullanır. Hücrelerin glikozu kullanabilmesi için ise insüline ihtiyacı vardır. İnsülin pankreasın beta hücrelerinden salgılanan ve insan metabolizmasındaki düzeni sağlayan en önemli hormonlardan biridir. Kandaki glikozun hücrelere girişini sağlar ve kan şekeri seviyesini dengede tutar.

İnsülin direnci ise hücrelerin insüline normal şekilde yanıt vermemesi durumudur. Kandaki glikoz seviyelerinin yükselmesine ve pankreasta insülin üretiminin artmasına neden olur.

İnsülin Direnci Belirtileri

  • Tatlı krizleri
  • Adet düzensizliği
  • Sürekli açlık hissi ve geç doyma
  • Kolay ve hızlı kilo alma, zor kilo verme
  • Aşırı tüylenme
  • Hipoglisemiye bağlı oluşan ellerde titreme ve soğuk terleme
  • Yemeklerden sonra uyku hali, ağırlık çökmesi
  • Sık idrara çıkma
  • Aşırı susama
  • Sık enfeksiyon
  • Yorgunluk

İnsülin Direncinin Yüksek Olması Nelere Sebep Olur?

Kontrol edilmezse, bu durum prediyabet gelişimine neden olur. Sonuç olarak Tip 2 diyabet gelişimine yol açar. 2012 yılında dünya çapında tahmini 1,5 milyon ölüm diyabet yüzünden gerçekleşmiştir. Bozulmuş kan şekeri dengesine bağlı olarak pek çok organ hasar görebilir ve çeşitli hastalıklar ortaya çıkabilir. Bunların başında; böbrek yetmezliği, körlük, kardiyovasküler hastalıklar ve ayaklardaki nöropatiden kaynaklanan uzuv ampütasyonları gelmektedir.

İnsülin Direnci ve Mikrobiyom İlişkisi

İnsülin direnci, artan yağ dokusu kütlesi ve obezite ile de yakın ilişkili bir faktördür. Bu nedenle de insülin direnci ve mikrobiyom arasında yakından bir ilişki vardır. Hem insan hem de hayvan modelleri üzerinde yapılan mikrobiyota çalışmaları, bağırsak bakterilerinin metabolizmayı etkileyebileceğini gösteriyor. Çalışmalar bireylerde obeziteye ve bunun beraberinde insülin direncine neden olabileceğini ortaya çıkarmaktadır.

Sağlıklı bir mikrobiyotada kısa zincirli yağ asitlerinin fermentasyonu sonucunda bütirat ve propionat oluşur. Bütiratlar, bağırsak hücreleri için enerji kaynağıdır.  Bütirat ile yapılan çalışmalar insülin direnci ve obezite üzerinde olumlu etki sağladığını göstermektedir. Ayrıca yapılan hayvan çalışmaları bütiratın ve propionatın hormonları düzenleyerek iştahta azalma sağladığını da göstermektedir.

Prebiyotik besinlerden zengin beslenerek bağırsaklarda bütirat üretimini arttırabilirsin. Ve böylece insülin direnci riskini azaltabilirsiniz.. Fruktooligosakkaritler, galaktooligosakkaritler ve inülin en çok tanınan prebiyotiklerdir. Prebiyotiklerin doğal kaynakları olarak muz, elma, çilek, enginar, kuşkonmaz, soya fasulyesi gibi sebze-meyveler sayılabilir. Ayrıca tam buğday, arpa, keten tohumu, badem, ceviz gibi gıdalar da prebiyotik kaynakları arasındadır.

 

Kaynaklar

An Overview of the Roles of the Gut Microbiome in Obesity and Diabetes

Role of the gut microbiota in nutrition and health

Beslenme ve Mikrobiyota İlişkisi

İnsülin Direnci ve Klinik Önemi

İnsülin Direnci ve Güncel Gelişmeler

Not: Bu makale bilgilendirme amaçlıdır. Profesyonel tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavi oluşturmak veya onun yerine geçmesi amaçlanmamıştır.
Phone
Sitemizde çerez konumlandırılmaktadır. Çerezlere ilişkin detaylı bilgi için Aydınlatma Metni’ni ve Gizlilik Politikası’nı inceleyebilirsiniz.