Ankilozan Spondilit ve Mikrobiyom İlişkisi

Ankilozan Spondilit özellikle genç ve yetişkinlerde görülen, iltihap kaynaklı bel ve omur ağrısı ile başlayan hastalıktır. Hastalığın başlangıç döneminde hafif ağrılar olması nedeniyle genellikle fark edilmese de zaman içerisinde artış gösterir.

Sırt, boyun, omuz ve kalçalarda da hissedilen ağrılar, sabah saatlerinde ya da istirahat ederken fazla iken, gün içinde, hareket hâlindeyken azalır. Kişi uykudan uyandıktan sonra ortalama 30 dakika boyunca tutukluk hisseder. Ayağa ilk kalktığında ise topuk ağrısı hisseder. Bunun nedeni dinlenen eklemlerin ağrı potansiyellerinin yükselmesinden kaynaklanmaktadır. Bireylerin yaşamış olduğu bu ağrı onları gece uykusundan uyandırır ve yaşam kalitesinin azalmasına neden olur.

Ankilozan spondilit hastalığı olan bireylerin özellikle ellerinde, ayaklarında, eklemlerinde ve göğüs kafesinde ağrıya eşlik eden şişlikler meydana gelir. Hastalığın ilerleyen dönemlerinde omurların kaynaşması sonucu oluşan kemikler ağrı ve sertliğe ek omurgada hareket kısıtlılığına neden olur. Bu durum da omurganın öne doğru eğilmesine neden olur. Omurganın öne doğru eğilmesi genellikle kadınlarda değil erkeklerde gözükür. Kadınları daha çok etkileyen durum hareket kısıtlılığı olarak karşımıza çıkar. Kas iskelet sistemi dışında gözde kızarıklık ve ağrı, iltihaplı bağırsak hastalıkları ve böbrek rahatsızlıkları da gözlenebilir. Omurganın alt bölümünden başlayarak boyun bölgesine kadar tüm disk kenarları ve bağlarda iltihaplanma ve sonrasında kemikleşme meydana gelir.

 

Ankilozan Spondilit Belirtileri Nelerdir?

Ankilozan Spondilit’in başlıca belirtileri şöyledir;

  • 20-40 yaş aralığında bel ağrısı başlaması
  • Uzun istirahat ettikten sonra ve uykudan sonra bel ağrısı ve tutukluk hissi
  • Ağrı ve tutukluk hissinin fiziksel hareketlerin arttığı dönemde azalması
  • Uykudan uyandıracak şiddette eklem ağrısı
  • Hareketlerde kısıtlanma hissi
  • Şikayetlerin 3 aydan fazla sürmesi
  • Omurganın öne doğru eğilmesi

 

Ankilozan Spondilitin Görülme Sıklığı

Kronik bir hastalık olan Ankilozan Spondilit genellikle erkeklerde kadınlara oranla 2-3 kat daha fazla olur. Genetik faktörün oldukça etkili olduğu Ankilozan Spondilit genellikle erkeklerde daha hızlı ilerler. Özellikle çocuklarda 10 yaştan sonra kalça ve diz bölgesinde iltihaplanma ile kendini gösterir. Genellikle 20 yaşından sonra başlasa da hastalık belirtileri hemen ortaya çıkmaz.

 

Ankilozan Spondilit Nasıl oluşur?

Ankilozan spondilit hastalığının oluşum mekanizması veya nedeni tam olarak bilinmiyor. Ancak laboratuvar testi ile tespit edilebilen HLA-B27 geni taşıyan kişilerde hastalığın görülme sıklığı diğer bireylere nazaran çok daha fazladır. Türkiye’de hastalığın tanısının konmuş kişilerin %80’i HLA-B27 genini taşırken, Avrupa ülkelerinde bu oran %95’ lere varmaktadır. Ancak bireylerde sadece bu genin varlığı hastalığın olduğu anlamına gelmez. Ankilozan spondilitte unutulan bir nokta daha vardır: bağırsak mikrobiyomu.

 

Mikrobiyom ve Ankilozan Spondilit İlişkisi

Bağırsak mikrobiyomu, bağırsaklarda yer alan mikroorganizmaların genomları, genom ürünleri ve çevresiyle etkileşimi anlamına gelir. Mikrobiyom insan sağlığın için ciddi bir öneme sahiptir. Bağırsak mikrobiyomunu, yıllarca göz ardı edilmiş yeni bir organ olarak düşünebilirsin. Bağırsak mikrobiyomu, bireylerin hastalık ve sağlık durumlarını, bağışıklık sistemini etkiler.

Son yıllarda yapılan çalışmalarda bağırsak mikrobiyomunun inflamatuvar romatizmal hastalıklarla ilişkisi net olarak ortaya kondu. Bağırsakların, işlerini yapabilmek için diğer organlara da uzanan geniş bir sistemi vardır. Bağırsaklarda ki bağışıklık hücreleri, eklemler başta olmak üzere vücutta iltihaplı hücreler meydana getirme yeteneğine sahiptir.

Ankilozan spondilit hastaları ve sağlıklı bireyler arasında yapılan çalışmalarda hastalığı sahip olan bireylerin bağırsak mukozasında ve bağırsak mikrobiyomlarında farklılıklar tespit edildi. Bağırsak mikrobiyomunda kötü bakterileirn hüküm sürmesiyle oluşan tablo disbiyozis olarak bilinir. Disbiyozis tablosunun var olduğu hastalıkların araştırılması ve mikrbiyom modülasyonunun tedavi olarak kullanıldığı çalışmaların artması birçok hastalığın tedavisi için de umut vericidir.

Oluşmuş olan bağırsak disbiyozu, yapılan çalışmalarda da ankilozan spondilitin ilerlemesinde rol oynadığı gösterilmiştir. Ankilozan spondilit hastalığına özgü  bağırsak mikrobiyom profilinin belirlenmesi, hastalığın tedavisine destek olarak biyobelirteç olarak da kullanılabilir ve mikrobiyomu hedefleyen tedavilerin bu hastalıkları önlemede veya tedavi etmede etkili olabileceğini önerilmektedir.

 

Ankilozan Spondilitin Tedavisi

Bu hastalığın tedavisinde en önemli nokta egzersiz ve spordur. Hastalığa sahip olan kişilerin bireysel durumuna bakılarak özel egzersizler önerilmelidir. Bu noktada amaç bireyin hareket yeteneğini, kuvvetini ve dayanıklılığını artırmak.

Ankilozan Spondilit tedavisinde verilen ilaç tedavisinin düzenli kullanılmasının yanı sıra verilen egzersizler düzenli olarak yapılmalıdır.

Egzersiz de Önemli Noktalar;

Bu hastalığa sahip olan bireyler kendilerine en uygun olan egzersizi yapmaları gerekir. Ankilozan spondiliti olan bireylerin egzersiz yaparken dikkat etmesi gereken noktalar;

  • Akut atak sırasında egzersiz yapılmamalıdır
  • Yapılan egzersiz sırasında ağrılar artıyor ise egzersiz programı değiştirilmelidir
  • Yapılan egzersiz programının amacı eklem açıklığının korunması ve kas gücünün artırılması olmalıdır
  • Egzersiz programı kas ve eklemlere zarar vermeyecek şekilde olmalıdır
  • Önerilen süreden daha fazla egzersiz yapılmamalıdır
  • Sert ve ani yapılan hareketlerden kaçınılmalıdır

Erken tanı ve tedavi  bu hastalıkta son derece önemlidir. Hastalıktan korunmak için düzenli olarak kontrollerini yaptırmayı ihmal etme!

 

KAYNAKLAR

Chapter 6 – The Gut Microbiome and Ankylosing Spondylitis

Role of gut microbiome in ankylosing spondylitis: an analysis of studies in literature

Quantitative metagenomics reveals unique gut microbiome biomarkers in ankylosing spondylitis

Not: Bu makale bilgilendirme amaçlıdır. Profesyonel tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavi oluşturmak veya onun yerine geçmesi amaçlanmamıştır.
Phone
Sitemizde çerez konumlandırılmaktadır. Çerezlere ilişkin detaylı bilgi için Aydınlatma Metni’ni ve Gizlilik Politikası’nı inceleyebilirsiniz.